BURSA BAROSU DERGISI - Bursa Barosu Dergisi Bursa Barosu Resmi Yayınıdır.

Bursa Barosu Dergisi Bursa Barosu Resmi Yayınıdır.

FEDAKÃ?RLIK ve ÖZVERİ KAVRAMLARI ÜZERİNE Av. Halil A A Bu yazımda sizlerle bilhassa, yoğun olarak meslek yaşamımda, uzun yıllar gözlemlediğim, bir sos

FEDAKÃ?RLIK ve ÖZVERİ KAVRAMLARI ÜZERİNE Av. Halil A A Bu yazımda sizlerle bilhassa, yoğun olarak meslek yaşamımda, uzun yıllar gözlemlediğim, bir sosyal olguyu tartışacağım. Bazı danışanlarım bu kavramlara farklı anlamlar yüklediklerinden çok zarar görmüşler! Bazıları için sonuç bir facia... Bazıları için hayat yaşanması zor eziyet haline gelmiş. Zira iki kavram arasındaki çizgi çok ince, göreceli... Bir esnaf, dükkanında otururken, yanına futbol oynadığı yıllarda en sevdiği arkadaşı gelir, bankadan kredi almak üzere olduğunu, yeni bir iş kurduğunu söyleyerek kefil olmasını ister. Biraz düşünür. Kefil olmak istemez. Ancak bu arkadaşıyla çok güçlü anıları vardır. Kırk yılda bir ricada bulunmuştur. Onun sevgi ve onayına da ihtiyacı vardır aslında. Ayrıca, kendisi de bir zamanlar başkasının desteğini görmemiş miydi? Bunun için mutlaka kefaleti kabul etmeliyim derken; Yine çocuğunun eş seçiminde, kendisini dinlemediğinden serzenişte bulunan bir anne "ben onun için saçımı süpürge ettim. Onun için sabahlara kadar uyumadım. Büyüttüm. Benim kıymetim bilinmiyor!" derken; Bir belediye meclis üyesi "ben aslında red oyu kullanacaktım. Ancak, Belediye başkanını kıramadım, çünkü o kadar insan arasından beni seçti. Kabul oyunu kerhen verdim!" derken; Bir serbest meslek mensubunun, bir yakınına gerçekleştirdiği mesleki hizmetin, alın terinin karşılığını istemekte zorlanırken, isteyemezken; Aslında, hislerimize egemen olan psikoloji nedir? Biraz sonra, bir yakınınızın yapmakta zorluk çekeceğiniz bir şeyi isteyeceğini hayal edin. İlk anda cevabınız nedir? Hayır! Diyebilir misiniz? Hayır demekle birlikte, kuvvetli mazeretler zincirine dalar mısınız? Evetçi misiniz? Hangisi? Yoksa, ihtiyaç duyulmaya ihtiyaç duyanlardan mısınız? Taşıma, ödünç sevgilerle hayat çarkını döndüren değirmen gibi misiniz? Sevgi açlığından kıvranan, çölde susuz kalmış, bedevi misiniz? Yaşamınızı besleyen sevgi, hangi cinsten; ödünç mü, veresiye mi, kopya mı? Sonsuz, peşin, özgün (orijinal) mi? Özsaygı barometreniz kaçı gösteriyor? Özgüven, özsevgi parametreleriniz nasıl? Yaşamda sizi tutan, ardı ardına gelen mutluluklar mıdır? Yoksa, genel sürekli bir huzur haline sahip misiniz? Yoksa, sizin mutluluklarınıza etken, yüksek yeterlilik haliniz mi? İşkolik misiniz? Bu yüzden çok takdir edilip, arada sırtı sıvazlananlardan mısınız? Size "içinizdeki ben"inize gösterilen saygı yeterlilik halinizin dışına da taşıyor mu? Siz kendinizi nasıl görüyorsunuz? Yukarıdaki ilk örnekler tipik fedakarlık halleridir aslında. Özveri ise tamamıyla farklı bir kavramdır. Karşılığını beklemeden özden vermektir. "iyilik yap denize at mahluk bilmezse Halık bilir" misali. Lütfen gerçekçi olalım. "Fedakar" kelimesini bari "feda'dan kar" olarak "fedakar" olarak kullanalım da bu deyim yerini bulsun! İstismar edilmesin! Birçok insan, bu kelimenin cazibesine kapılıp kurban konumuna düşmesin! Manipülasyoncuları beslemesin! Haksız kazançların önüne geçişilsin! Neden mi diyeceksiniz? Çok basit. Şöyle düşünün. Fedakarlık yaptığımızı sandığımızda aslında "bir fedadan kar olgusu" içindeyiz. Kefil olan kişi aslında "ihtiyaç duyulmaya ihtiyaç duyma duygusunu" tatmin ediyor olması büyük ihtimal... . Saçını, çocuğu için süpürge yaptığını söyleyen anne... Acaba karşılık mı bekliyor... Belediye meclis üyesi... Kamunun, halkın menfaatlerini, kendi değerlerini, başkanın ricasına feda ederken hangi gizli kazançları devrede? Bir serbest meslek mensubu alınterini isteyemezken hangi düşünce etkilidir? Ne çok insan "İhtiyaç duyulmaya ihtiyaç duymak" sendromu yüzünden "bir kurban" konumunda... Boynunda tasma, sahte duygu ipiyle, ödünç sevgilerle duygu dünyasını sürdürme telaşında... Ne çok insan, suni, taşıma sevgileri temin amacında (71)

tasarım ve programlama : hızır seven