BURSA BAROSU DERGISI - Bursa Barosu Dergisi Bursa Barosu Resmi Yayınıdır.

Bursa Barosu Dergisi Bursa Barosu Resmi Yayınıdır.

YARGIYA MÜDAHALENİN YAŞANMIŞ ÖYKÜSÜ DREYFUS OLAYI (ADALET İÇİN BİR SAVAŞIN ÖYKÜSÜ) Av. Metin S NMEZ Aşağıdaki alıntılar bundan yaklaşık 110 -115 yıl ö

YARGIYA MÜDAHALENİN YAŞANMIŞ ÖYKÜSÜ DREYFUS OLAYI (ADALET İÇİN BİR SAVAŞIN ÖYKÜSÜ) Av. Metin S NMEZ Aşağıdaki alıntılar bundan yaklaşık 110 -115 yıl önceye aittir. O tarihlerde Fransız Askeri Mahkemelerinde görülen bir dava sebebi ile Dünyaca Ünlü yazar Emile Zola tarafından yazılan metinlerden alınmıştır ve aşağıdaki olayı özetleyen ilk paragraf dışında tarafımdan hiç bir ekleme yapılmamıştır. Metinlerin alındığı kitap Muammer Tuncer tarafından çevrilmiş ve Yalçın Yayınları tarafından yayınlanmıştır, İstanbul ve Marmara Üniversitelerinin Hukuk Fakültelerinde yardımcı ders kitabı olarak tavsiye edilmektedir. Bundan 100 küsur yıl önce Fransız Ordusu'nda yüzbaşı olan Alfred Dreyfus, Fransız Ordusu'nun sırlarını Alman askeri ataşesine satmakla suçlandı. Gerçek suçlu başkası (Esterhazy) olmasına rağmen suçlu görülerek şeytan adasında ömür boyu hapse mahkûm edildi. Dreyfus suçlamayı reddetti. Ancak basının etkili desteği ile kamuoyu mahkeme kararını ve cezayı benimsedi. Mahkeme kararının adaletsiz olduğunu savunan bir grup aydının gayretiyle davanın yeniden görülmesi gündeme geldi.13 Ocak 1898 de Emile Zola gazetede "S U Ç L U Y O R U M" başlıklı bir açık mektup yayınladı. Mektup üzerine Fransız kamuoyu ikiye bölündü. Davanın yeniden görülmesine karşı çıkanlar olayı ülke düşmanlarının ve hainlerin ORDUYU KÜÇÜK DÜŞÜRME ÇABASI olarak değerlendiriyor ve konuya milli güvenlik sorunu olarak yaklaşıyorlardı. Diğer kesim ise Dreyfus'un mahkûm edilmesini kişi özgürlüğü ilkesinin milli güvenliğe feda edilmesi, SİVİL OTORİTE İLE DEVLETTEN BAĞIMSIZ DAVRANAN ASKERİ OTORİTENİN ÇATIŞMASI olarak görüyorlardı. Zola bu mücadelesinden dolayı kendisi de yargılandı yayın yoluyla iftiradan bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. Basın tarafından kışkırtılan kalabalıklarca sokakta dövüldü. Dreyfus şeytan adasında 10 yıl haksız yere hapis yattı. Yıllar süren hukuk mücadeleleri sonunda hem Dreyfus hem Zola aklandı rütbeleri iade edildi. Ayrıca "LEGİONE D'HONNEUR" nişanı ile ödüllendirildiler. İŞTE EMİLE ZOLA'DAN İLGİNÇ ÇAĞRIŞIMLARA SEBEBİYET VEREN ALINTILAR: ....bir savaş konseyinin başka bir savaş konseyi tarafından verilen kararın tersine bir karar vermesi, o kararı düzeltmesi olanaksızdır. Böyle bir durum disiplinle bağdaşmaz.. Onun için Rennes Savaş Konseyinin kararı bir şaşkınlığın anlatımıdır.. Evet ya da hayır demeyi göze alamayan bu hüküm, ASKERİ MAHKEMELERİN ADİL OLABİLECEK YETERLİKTE BULUNMADIKLARINI GÖSTEREN AÇIK BİR KANITTIR. ÇÜNKÜ ASKERİ MAHKEMELER ÖZGÜR VE BAĞIMSIZ DEĞİLDİR, açıklığı kabul etmez, çünkü bir askeri mahkeme YANILMAZLIĞINI KUŞKUYA DÜŞÜRMEKTENSE BİR SUÇSUZA YENİDEN HÜKÜM GİYDİRECEK KADAR İLERİ GİDER. ASKERİ MAHKEMELER KOMUTANLARIN ELİNDE BİRER ZOR SİLAHI OLARAK GÖRÜNMEKTEN ÖTEYE GİDEMEZ. Bundan böyle askeri mahkemeler çabuk iş gören adalet organları olarak YALNIZCA SAVAŞ ZAMANLARINDA KURULMALIDIR. Adil olmadıkları, en yalın mantık ve sağduyudan yoksun bulundukları sürece barış zamanında kaldırılmalıdırlar. ASKERİ ADALET KENDİ KENDİNİ MAHKUM ETMİŞTİR.(sh:130)..... ....Askerlerin kanına işlemiş olan yüksek disiplin düşüncesi, onların adalet gücünü zayıflatmaya yetmez mi? Disiplin demek, itaat demektir. Savaş bakanı, büyük şef, bir olay konusunda verilmiş mahkeme kararının önemini ve gücünü kamu önünde belirtirken, bir savaş konseyinin onu kesinlikle yalanlamasını mı bekliyorsunuz? HİYERARŞİ BAKIMINDAN OLANAKSIZDIR BU. General Billot, YAPTIĞI AÇIKLAMA İLE yargıçlara telkinde bulunmuştur.(Sh:84)... ....General Billot'yu Dreyfus'un suçsuzluğu konusunda elinin altında bulundurduğu kesin kanıtları saklamakla, saygınlığı tehlikeye düşen genelkurmayı siyasal amaçla kurtarmak için insanlığa ve adalete karşı ağır suç işlemekle suçluyorum...Savaş dairelerini ,basında özellikle Şimşek ve Paris'in Yankısı gazetelerinde kamuoyunu şaşırtmak ve işledikleri suçu örtbas etmek için tiksinç bir kampanya yürütmekle suçluyorum....Birinci savaş konseyini bir sanığa GİZLİ KALAN BİR BELGEYE dayanarak hüküm giydirdiği için hukuku çiğnemekle suçluyorum. İkinci Savaş Konseyini de ÜSTTEN GELEN EMRE UYARAK, bir suçluyu, suçunu bile bile temize çıkarıp ağır adli suç (96)

tasarım ve programlama : hızır seven