YOLCULUK Dergisi - Kamil Koç Aylık Kültür ve Yaşam Dergisi

Kamil Koç Aylık Kültür ve Yaşam Dergisi

KENTTARİHİ Eski Mezopotamya Kentlerinde Ziggurat Yazı: Mehmet Ali Kılıçbay İ lk Mezopotamya kentlerindeki en dikkat çekici yapıların baŞın

KENTTARİHİ Eski Mezopotamya Kentlerinde Ziggurat Yazı: Mehmet Ali Kılıçbay İ lk Mezopotamya kentlerindeki en dikkat çekici yapıların baŞında "ziggurat" gelir. Akad dilinden türeyen bu kelime, çok yüksek, dağın zirvesi veya bir tapınağın en tepe noktası anlamlarına gelmektedir. Yükseldikçe daralan katlardan oluŞan bu yapı, üstü kesik ve katmanlı bir cins piramit meydana getirir. Sümerliler, Babilliler, Elamlılar ve Asurlular tarafından inŞa edilen bu kulelerin en eskisi, MÖ 4 bine tarihlendirilirken, en yenisinin tarihi yaklaŞık MÖ 600 civarı olmaktadır. Eski Mezopotamya kentlerinin en tipik özelliği, yönetim aygıtını belirleyen saray ile din aygıtını belirleyen zigguratın, kentin en görkemli yapıları olmaları ve birbirlerinin karŞısında yer almalarıdır. Ancak, tapınaklar her zaman daha yüksek ve ihtiŞamlı oldukları için, Eski Mezopotamya'da en büyük belirleyici kurumun din olduğu sonucuna varmak gerekmektedir. Şimdiye kadar ortaya çıkartılan ziggurat sayısı 32'dir ve bunların hepsi de Eski Mezopotamya'nın en büyük kentlerinin merkezinde yer almaktadır. Bu tapınakların her biri, bir Mezopotamya tanrısına adanmıŞtır ve bu tanrı, çoğu zaman o kentin koruyucusu da olmaktadır. Kuzey Mezopotamya'daki Sipar kentindeki ziggurat, GüneŞ Tanrısı Şipar'a, güneydeki Ur Tapınağı ise Ay Tanrısı Sin'e adanmıŞtır. Bu arada Mezopotamya'nın en ünlülerinden olan Tanrıça İŞtar'ın tapınağı, Uruk'ta yer almaktadır. Ama tüm bu zigguratların en büyüğü ve en görkemlisi, Mezopotamya'nın en büyük tanrısı Marduk'a adanmıŞ olan Babil Tapınağı'ydı. Dikdörtgen, oval veya kare bir tabanın üzerine oturtulan zigguratın ana bölümleri, güneŞte kurutulmuŞ tuğlalarla inŞa edilirken, dıŞ yüzeyi ateŞ tuğlalarıyla kaplanmaktaydı. Bu tapınakların dıŞ cepheleri, çeŞitli Şekiller içeren bir biçimde farklı renklerle boyanmaktaydı. İnŞaat, bu boyama iŞlemiyle tamamlanmıŞ oluyordu. Zigguratın inŞası sırasında, ana cephesinin hangi yöne bakacağı, büyük bir önem taŞıyordu. Bu yönlendirme, yıldızlara ve takım yıldızlara göre yapılmaktaydı. Binanın yönü ve üzerindeki Şekiller, tamamen dinsel simgeler idi ve zaten çoğu zaman sanıldığının aksine, zigguratlar gökbilimsel gözlemler yapmak için değil, dinsel amaçlarla inŞa ediliyorlardı. Nitekim çoğu zaman yanlıŞ olarak astronomik gözlem sanılan Şeyler, aslında rahiplerin, tanrıların amaç ve niyetlerini kestirebilmek için onların simgeleri sayılan yıldızların ve diğer gök cisimlerinin hareketlerini gözlemekten ibaretti. Yani söz konusu olan kesinlikle bilimsel bir faaliyet olmayıp, bir çeŞit falcılıktı. Yüksekliği ortalama 50 metre olan bir zigguratta 2 ila 7 kat bulunmakta, zirvede ise tapınak yer 22 Yolculuk Hollandalı ressam Pieter Bruegel tarafından, 16. yy'da yapılan Babil Kulesi tablosu.

tasarım ve programlama : hızır seven