YOLCULUK Dergisi - Kamil Koç Aylık Kültür ve Yaşam Dergisi

Kamil Koç Aylık Kültür ve Yaşam Dergisi

Editörden Umut Lazım Bize aŞananlar ne olursa olsun; ekonomik kriz, küresel ısınma, savaŞlar, düŞmanlıklar, iŞsizlik, yoksulluk, günden güne artan

Editörden Umut Lazım Bize aŞananlar ne olursa olsun; ekonomik kriz, küresel ısınma, savaŞlar, düŞmanlıklar, iŞsizlik, yoksulluk, günden güne artan mutsuz bir kalabalık ama ne olursa olsun yeni yılın ilk günleri umut günleridir; daha iyi bir yılın bizi karŞıladığına dair inançların yeŞerdiği günlerdir. Belki çocukça, belki safça ama herkesin yüreğini bir umut festivali esir alır sanki gizlice. İçinde bulunduğu duruma bakar insan, sonra çevresine, sonra dünyaya ve karamsar düŞünceler tam da eskisi gibi üŞüŞürken baŞına, nasıl olduğu, nereden geldiği bilinmeyen Y Binlerce yıllık geçmiŞe sahip bu toprakların umut dolu insanları, ne yaŞanırsa yaŞansın var olmayı, ayakta kalmayı, sayısız medeniyet kurmayı becerdilerse eğer, geldiğimiz noktada, bir çocuğun saflığıyla umut dolu olmanın da bir sakıncası olmasa gerek. Kapıların açılacağına, dostlukların yeŞereceğine, birlik ve beraberliğin "ötekileŞtirmenin" kuyusunu kazacağına, "ben" değil "biz" diyen yöneticilerin tüm dünyada bir gün iktidara geleceğine, doğanın değerini anlayacağımıza, aynı coğrafyayı paylaŞan insanların aynı tarihin parçası olduğuna dair inancın bir gün tüm insanları saracağına, eğitimin, kendini geliŞtirmenin olmazsa olmaz olduğu fikrinin sahiplenileceğine, inançları bir olmayan insanların da eskisi gibi komŞu olabileceğine, bir insanı ezmenin değil ona destek olmanın insan olmak için gerekli olduğunu anlayacağımıza ve daha pek çoğuna inanmak, bunların gerçek olacağını umut etmek, sakıncalı olmasa gerek. Öyle coğrafyalardan geçiyor ki zaman zaman yolumuz, umut, paramparça olup esen rüzgarın peŞine takılıp gidiyor. Öyle hayatların içinden geçiyor ki bazen yolumuz, kendi yaŞamımıza dair ümitlerimiz bile bir anda silinip gidiyor. İŞte tam da öyle bir anda, öyle bir çocuk çıkıyor ki karŞımıza, ıŞıl ıŞıl gözleri ve yüzündeki kocaman gülümsemesiyle, "Umut, benim!" diyor. Bu bazen bir çocuk, bazen bir çiçek, bazen bir kelebek, bazen bir söz, bazen bir tavır, bazen esen bir yel olabilir; önemli olan umudumuzu yeŞertecek iŞaretleri gözden kaçırmamamız. 2009 yılının, tüm umutlarınızın gerçek olacağına dair göz kırptığı bir yıl olmasını dilerim. bir el kovalar onları; içi açılır insanın ve varoluŞa, sonraya, geleceğe dair umut dolu düŞünceler yerleŞir yerlerine. Bir umuttur piyango biletleri, bir umuttur dost sohbetleri ve bir umuttur tam da saniyeler kalmıŞken yeni yıla, ezbere alınmıŞ dilekleri gözden geçirmek. Kaçının peŞine düŞtük, kaçı gerçek oldu bilinmez; yine de her yeni yıl aynı seremoni sanki ilkmiŞçesine, bu defa olacakmıŞçasına gerçekleŞtirilir. "Ümitsizlik köyüne gitme ümitler var, Karanlığa doğru yürüme güneŞler var" Mevlana Soğmatar Köyü - Urfa Ceyda TaŞdelen Yayın Yönetmeni

tasarım ve programlama : hızır seven