yerlerinde yaŞadığımız, bir yabancıya alıŞma süresi onlarda yaŞanmıyor. Misafir bile değiliz onlar için; köyden biri veya akrabalarıyız sanki. Konaklayacağımız Ali Temur'un evine çıkarken yolda gören herkes, evlerine çağırıyor onlarda kalmamız için; "Hiç değilse bir çay için." diye ısrar ediyorlar ardından. Bizi o kadar iyi ağırlama peŞindeler ki ricamı kırmayan köpek sahipleri, orada kaldığımız iki gün boyunca köpeklerini bağlıyorlar benim için; böylece köpek gördüğümde yanlarından ayrılmadığım ekip arkadaŞlarım da benden kurtulmuŞ oluyor. Zaten yoğun kar, öldüren yokuŞ ve üzerimdeki kar kıyafetleri nedeniyle zar zor yol alabildiğimden, kocaman kurt köpeklerinden kaçacak mecalim olmuyor. Madenköylüler köylerini sevseler de yeni kuŞak pek kalmıyor köyde. Önce okumak, sonra da iŞ bulmak için baŞka Şehirlere göçüyorlar. Köy Gebze, İzmit, Ankara ve Artvin'e çok göç vermiŞ. Bu doğa harikası bölgenin terk edilmemesi için umudumuz, her zaman olduğu gibi turizmde. Neyse ki ev pansiyonculuğu baŞlamıŞ yavaŞ yavaŞ. Evinde kaldığımız Ali Temur da bu pansiyonculardan biri. Devlet, evini pansiyon haline getirmek isteyenlere, geri ödemesiz teŞvik veriyor. Bu teŞvikler para olarak değil, malzeme olarak veriliyor. Kaymakamlıktan yetkililer gelip, evin eksiklerini çıkarıyor ve eksik malzemeleri veriyorlar. Ayrıca kaymakamlığa bağlı, yaklaŞık iki hafta süren pansiyonculuk kursları da var. Geçim alanı sınırlı olan köy, Şimdi turizme açılmaya hazırlanıyor. AnlaŞılan o ki Karçal Bu iplerle örülecek çoraplar, kıŞın soğuktan koruyacak. Yolculuk 45