Göz alıcı renklerdeki elbiseler, Karçal kadınlarının neŞesini ve canlılığını anlatıyor. eŞsiz ve farklı bir coğrafyayla, ikliminin aksine sıcacık insanlar bekliyor. Bölgedeki köylerin turizme kazandırılmasında emeği geçen gizli kahramanlar da var. Artvinli fotoğrafçı Süleyman İnal da bunlardan biri. 14 yıldır fotoğraf çeken İnal, 12 yıldır Karçal Dağları'nın eteklerindeki köyleri gezip fotoğraflıyor. Arayıp geleceğimizi söylediğimiz İnal, gezi boyunca en büyük yardımcımız olarak bizi seve seve gezdiriyor. *** Patates ve süt ürünleri, buradaki en önemli yiyecekler. Taze fasulye dıŞında bir sebze ve et, pek tüketilmiyor. Patates, evlerin yakınında toprağın altına kazılmıŞ büyük çukurlarda muhafaza ediliyor. Ali Temur, birazdan piŞirilip sofraya gelecek, yöreye özgü beyaz patatesleri çıkarmaya gittiğinde peŞine takılıyoruz. Önce karı temizliyor, kapıyı buluyoruz zorlukla. AŞağı inip sepete patatesleri dolduruyor. Tüm kıŞ için yetecek kilolarca patates var burada. Kaldığımız süre boyunca, mutfaktan bir an bile ayrılmayan ev sahibemiz Neziye Temur, patates ve peynirle yapılmıŞ değiŞik yemekler koyuyor önümüze. EŞyalarımızı eve bırakıp karnımızı doyurduktan ve biraz dinlendikten sonra dıŞarı çıkıyoruz. Her gören, evine davet ediyor; "İçeri gelin de süt kaynatayım." diyen teyzeleri geri çevirmeyi içimiz elvermiyor. Bizi akrabaları gibi kucaklayan, evlerini, sofralarını, gönüllerini açan köylülerle, soba baŞında yarı Türkçe yarı Gürcüce tadına doyulmaz sohbetler, yolumuzdan alıkoyuyor; bir bardak sıcak süt aklımızı çeliveriyor. Bu küçücük köyde yapılacak o kadar çok Şey var ki nereden baŞlasak, nasıl devam etsek karar veremiyor, sıraya koyamıyoruz. İçeri girdiğimiz bir evde çıkrıkta yün eğiren kadının fotoğraflarını Yolculuk 47