atlattık; tüm basında yer bulduk, televizyonlara çıktık. Varın geldiğimiz noktayı siz düŞünün; sanatçıya verilen değeri düŞünün... Türkiye'nin bu anlamda geldiği nokta çok rahatsız edici... Biz de bu olaydan sonra, her yıl keçi atlatarak gündeme gelmeye ve gerçek sanatçılarla halkımızı yakınlaŞtırmaya karar verdik ve öyle devam ettik. Hem gündeme geldik hem de sanata hizmet ettik." Geçtiğimiz haziran ayında beŞinci festivali baŞarıyla gerçekleŞtiren aynı ekiple yollarına devam ederlerken, Ümit Hanım bununla sınırlı kalmanın, ideallerini gerçekleŞtirmek için yeterli olmadığını; Ölüdeniz ve çevre köylerin halkı için daha çok Şey yapabileceğini düŞünerek bir de sanat evi kurulmasını sağlar belediyenin bünyesinde. Sanat evinde kadınlara biçki, dikiŞ, seramik gibi derslerin verilmesinin yanında yine yazar ve müzisyenleri ayda bir kez buraya davet ederek, söyleŞiler düzenler. "Ben Türkiye'de sanat ve sanatçı kavramları konusunda büyük bir kargaŞa olduğunu düŞünüyorum ve insanların bu kavramları daha iyi anlaması için çaba harcamamız gerektiğini düŞünüyorum. O anlamda düzeyimizi asla düŞürmedik biz; popüler olanı değil, kaliteli olanı buraya getirtmeye ve insanlara kaliteli olanı göstermeye çalıŞıyoruz. Bir katkımız oldu diye düŞünüyorum bu anlamda. Köyde bir tane çocuğun bile, 'A ben bu yazarla konuŞmuŞtum; Şu sanatçıyla tanıŞmıŞtım' demesinin çok önemli olduğunu düŞünüyorum. Bu amaçla kurduğumuz sanat evine ayda bir önemli bir yazar, Şair veya sanatçıyı getirterek, söyleŞiler düzenliyoruz. Gelen sanatçıların söyleŞisine, sanat evinde en fazla 3040 kiŞi katılabiliyor; biz de bu nedenle, sanatçılarımız geldiğinde, Fethiye'deki okullar için izin alıyoruz ve yazarları okullara götürerek, çocuklarla söyleŞmelerini sağlıyoruz. Çocuklar da alıŞtılar ve öğretmenlerinin de etkisiyle, çok giriŞken, soru sorabilen, çekinmeyen çocuklar oldular. Ayrıca, buradaki okullarda kompozisyon ve resim yarıŞmaları da açıyoruz. Son zamanlarda, öğretmenlerinin de etkisiyle önemli kompozisyon yarıŞmalarında derece bile almaya baŞladılar. Demek ki bir Şeyler ekip beklemek gerekiyor ve Şimdi biz ektiklerimizin filizlendiğini görme mutluluğunu yaŞıyoruz." Mevlana'nın, "KardeŞim, sen düŞünceden ibaretsin; geriye kalan etle kemiksin. Gül düŞünürsün gülistan olursun, diken düŞünürsün Yolculuk 59