YOLCULUK Dergisi - Kamil Koç Aylık Kültür ve Yaşam Dergisi

Kamil Koç Aylık Kültür ve Yaşam Dergisi

dikenlik olursun." sözünü Şiar edinmiŞ olan Ümit Hanım, yaŞadığı kimi sıkıntılara, acılara rağmen hep hayatın ona sunduğu güzellikleri görmeyi tercih

dikenlik olursun." sözünü Şiar edinmiŞ olan Ümit Hanım, yaŞadığı kimi sıkıntılara, acılara rağmen hep hayatın ona sunduğu güzellikleri görmeyi tercih ederek; kendisinden zor durumda olan, onun desteğine ihtiyacı olan insanların yanında olmayı da bir yandan eksik etmemiŞ ve etmiyor. Bu amaçla da onun gibi düŞünen arkadaŞlarıyla Mavi KuŞ isimli bir dernek kurarlar. Bu dernek, maddi yardımın dıŞında her türlü desteği ihtiyacı olanlara vermeyi amaçlayarak yola çıkıyor ve Şimdi tüm üyelerle birlikte Ümit Hanım, bu dernek sayesinde, ihtiyacı olan insanları mutlu görmenin huzurunu yaŞıyor ve gerek festival gerekse dernekte birlikte çalıŞtığı arkadaŞlarına teŞekkür etmeden geçmiyor. "Bizim sloganımız, 'ben değil biz'. Biz, insanlarla paylaŞıyoruz; yardım etmiyoruz. 'Yardım' doğru bir tanım değil. Destek vermemiz gereken insanlara destek oluyoruz. Mesela doktorsa üyelerimizden birisi ve bir hasta desteğe ihtiyaç duyuyorsa ona ücretsiz bakmasını sağlıyoruz; berberse birisi, yatalak biri varsa gidiyor, evinde saçını kesiyor; öğretmense, bir çocuğa ücretsiz kurs veriyor... Hizmet veriyoruz biz o anlamda. Sizin hiçbir iŞinize yaramayan bazı Şeyler, kimi insanlar için çok lüks olabiliyor ve insanlar çok fazla tüketim yapma arayıŞı içindeler. Çok fazla ikinci el eŞya verebiliyoruz biz de bu sayede. Bir de öğrencilere burs veriyoruz ama burs verirken aradan çekiliyoruz; yani burs almak isteyenleri, eğitim komitemiz araŞtırıyor ve onlar içinden seçilenleri, burs verebilecek olan kiŞilerle buluŞturup aradan çekiliyoruz. İnsanların eline para vermenin, sadaka kültürüne girdiğini ve bunun çok yanlıŞ olduğunu düŞünüyorum; o yüzden de doğrudan kimseye maddi destek vermiyoruz. Türkiye'de maalesef bir sadaka kültürü oluŞtu. Biz kimseye lütufta da bulunmuyoruz; sadece insan olmanın gereği olarak, yapmak zorunda olduğumuz paylaŞımı gerçekleŞtiriyoruz. Dinimizin ve geleneklerimizin gereği, yardımların gizli kalması gerekir; alan elle veren elin birbirini görmemesi gerekir. Ama artık her Şey uluorta yapılıyor; yardım alan kiŞinin eziliyor olması umursanmıyor. Son zamanlarda bir de askıda ekmek kampanyasını baŞlattık burada. Ben derneğe gelene kadar, Fethiye'de aç insanlar olduğunu bilmiyordum açıkçası ama var; her yerde var. Bu yüzden en azından ekmek kampanyasının her yerde olmasını isterdim. Bu bir dayanıŞma örneğidir; ekmeği alanla veren birbirini görmemektedir. Bu anlamda, Mavi KuŞ Derneği'nin Türkiye'ye örnek olmasını istiyorum. İyi bir iŞ için yola çıkarsanız, tüm dünya size yardım ediyor ve yolunuza hep doğru insanlar çıkıyor. Bu anlamda benim yanımda hep doğru ve güzel insanlar oldu. Onlara da sizin aracılığınız ile teŞekkür ederim." Adının anlamını hayatının merkezine koyan insanlardan birisi Ümit Yılmaz. Adı gibi ümit dolu, soyadı gibi yılmaya niyeti olmayan bir insan. Sanata sanatçıya, yaŞadığı yörenin halkının bilinçlenmesine, eğitim ve sosyal anlamda halkın geliŞmesine, gençlerin en iyi Şekilde eğitim görmesine, desteğe ihtiyacı olanların yanında olmaya devam eden Ümit Yılmaz, "Bitmedi," diyor sadece, "yapmak istediklerim bitmedi". Orta yaŞın olgunluğuna karakterinin aktif, giriŞken ve sıcaklığını katarak, daha çok iŞ yapmak istediği ortada. Bundan sonraki hedeflerinin baŞında, Ölüdeniz'de açılmasını sağladığı Etnografya Müzesi'ni daha geniŞ, daha detaylı, bu yörenin hak ettiği gibi bir müze haline getirmek, bunun için sponsor ve gönüllü desteği sağlamak ve bir de turizme açılabilecek bir endemik bitki parkı kurabilmek var. Ne diyebiliriz ki "yolunuz açık olsun"dan baŞka... "Buraya gelen Bitki Uzmanı Hasan Torlak, endemik bitkilerle ilgili bir konferans vermiŞti ve Fethiye bu anlamda çok fazla sayıda endemik bitkiye sahipmiŞ; ben de bunu o konferans sayesinde öğrendim ve çok heyecanlandım. Bu anlamda, ormanda bir yer kiralayıp endemik bitkileri hem sergileyebileceğimiz hem de çoğaltabileceğimiz bir alan oluŞturma fikri geldi aklıma. Peyzaj yapılsa, çok büyük bir alan olsa, orman içi yürüyüŞ yaparken insanlar sağlı sollu baŞka hiçbir yerde göremeyecekleri bitkileri görme Şansına sahip olsalar; bence harika bir Şey olur. Böylesi bir turizm bence çok daha değerli, çok daha ayrıcalıklıdır. İnŞallah önümüzdeki yıllarda bunu da hayata geçirebiliriz. Biz gerçekten, diğer canlılarla bir arada olmayı, yaŞamayı bilmiyoruz, unuttuk. Biz, doğaya inanmak gerektiğini, Şaman kökenlerimizin bize sunduğu doğaya saygı anlayıŞını unutmamalıyız. Birbirimizin kurdu olmaktan vazgeçmeliyiz artık." 60 Yolculuk

tasarım ve programlama : hızır seven