Palmyra'da kent merkezi, birbirini dik kesen iki ana caddenin birleŞtiği yerdir. Tetrapylon denilen anıtsal yapı, Şehrin en ihtiŞamlı meydanını süsler. deve geçti uzaktan. Sütunlu yolda ağır aksak ilerleyip hamama doğru giderken, alemden dönen Bedevilerin develeridir diye aldırmadım. Gece yarısından sonra bir hayli serinlemiŞ havada hızlı adımlarla Palmyra'dan çıkarken, hamam yıkıntılarının içindeki havuzda süt beyaz bir birikinti gördüğüme inanmanız için ne gerekiyorsa yaparım. Suların Şıpırtısına benzer seslerin yanında, kederli bir müziğin nameleri de iŞitiliyordu. giysili adam, gecelerden bir gece, çöl kumları iyice soğuduğu için devesinin yumuŞak karnına sokulmuŞ, rüyalar aleminde gezinirken, aniden zincir Şakırtılarıyla uyandığını söyledi. Kafasını kaldırınca, üç katar diŞi devenin az ötedeki Tanrıça Allat Tapınağı'ndan çıktığını, salınarak gelip sütlerini mermer bir tekneye boŞalttıktan sonra, esirlere takılan ağır zincirleri peŞlerinden sürükleyerek Bel Tapınağı'na doğru sütunlu caddeden geçip gittiklerini söyledi. Bunları söylerken, Allat'ın elmaslı yüzükteki zehri nasıl ölümsüzlük iksiri haline getirdiğini de anlattı. Ben inandım. Onun yalancısıyım, sizi bilmem... Benim hikayeme gelince; mendil gibi bir bulutun dolunayı örttüğü o gece, üç katar değil ama üç "Beyin, gördükleri ile hatırladıkları arasında ayrım yapmaz; hatırladıklarımızı görmüŞ gibi oluruz aslında." demiŞti, yollarda rastladığım seyyahlardan biri. "Her iki uyarı da aynı merkezleri harekete geçirir ve aynı etkiyi yaratır. Hayal ile gerçeğin farkı, sadece bildiklerimiz ile bilmediklerimiz arasındaki fark kadardır. Gördüklerimiz ile hayalimizde canlananlar arasındaki fark ise öğretilmiŞ olanlar ile kendi yarattıklarımızın arasındaki fark kadar..." Palmyra'ya gittiğinizde, bir gece vakti el ayak çekildikten sonra, antik kente kemerli cümle kapısından girerseniz, belki siz de görünenler ile hayal edilenler arasındaki muhteŞem geçide çıkarsınız. Yolculuk 69