ilk otomobil fabrikalarının, TOFAŞ ve Renault'nun fabrikalarının Bursa'da kurulması da tesadüf değil. Bu, Bursa'nın tarihsel köklerinde vardır. Bir asır önceki süreçte Bursa'da yaŞanan otomobil üretimiyle ilgilidir. Bunda da Balkanlar'ın etkisini görüyoruz. Bursa, bir Balkan göçmeni Şehri. Özellikle 1893 göçleri sırasında, Balkan göçmenleri arabacılığı çok geliŞtirdi; yeni teknolojiler getirdiler. Bir asır içindeki bu geliŞmeyi göçmenler sağladı. Böylece arabacılık sektörü, taŞımacılık sektörünü oluŞturdu. O zaman kara taŞımacılığı da yoktu. Yollar çok sınırlıydı, demir ve deniz yollarına bağlıydı. Bursa'dan İstanbul'a gitmek için Kamil Koç önce Bilecik'te Bozüyük'ün Karaköy tren istasyonuna ulaŞtırıyordu yolcularını. Trenle İstanbul'a ya da Ankara'ya gidiliyordu. DönüŞte trenden alıyor ve Bursa'ya getiriyordu. Kamil Koç, ilk otobüs taŞımacılığına Bursa-Karaköy hattıyla baŞladı. O zamanlar bu yol çok iŞlekti; Atatürk de Bursa'ya gelirken o yolu kullanarak geliyordu. Yıllar içinde demiryolları önemini kaybedip karayolları geliŞince, köklü bir firma olan Kamil Koç da teknolojiyi ilk uygulayan firmalardan biri olarak geliŞti. O dönemlerde Bursa'da baŞka firmalar da kuruldu ama o firmalar, Kamil Koç gibi ayakta kalamadılar. Aslında o firmalar ortadan kalkmadı, Kamil Koç'la birleŞtiler. Kamil Koç, Bursa'da olduğu gibi Türkiye'de de taŞımacılık sektöründe öncü firma olma özelliğini taŞıyor. Bu firmanın Bursa'dan çıkmıŞ olması bir tesadüf değil; alt yapısı var ve bu da Bursa'nın otomobil üreten bir Şehir olmasından kaynaklanıyor. - Bundan sonraki çalıŞmalarınız neler olacak? Göçlerle ilgili iki çalıŞmam var. Mesela Ermeniler bir asır önce bir göç olayı yaŞamıŞ; bunu tek tek belirleyip kaydetmiŞler. Mübadelede, Bursa'dan Yunanistan'a giden köyler var. Köyden giden herkes bir-iki kitap yazmıŞ. Ama biz son 150 yıldır en kötü, dramatik acıları yaŞadık. Milyonlarca insanımız bu göçler sırasında çok acı çekti, öldü. Ama ne yazık ki biz kayda geçirmeyi bilmiyoruz. Şu an yakın geçmiŞteki 1989 göçünün bile hikayesi yazılmadı. Daha önceki göçlerle ilgili de çok dramatik olaylar var. Hem insan hakları hem uluslararası mahkemeler hem de Bursa'yı tanımak açısından bu göçlerin yapısını anlamak lazım. Dolayısıyla bu göç hikayelerini hayata geçirmek istiyorum. Bunu 10 yıldır toparlıyorum; yüzlerce insanla söyleŞi yaptım. Ancak tek baŞıma gerçekleŞtirebileceğim bir çalıŞma olmadığı için bu konuda ortak arıyorum. Planladığım ikinci çalıŞma ise Bursalı esir ve gazilerle ilgili. Bizim Mahalle çalıŞmalarını yaparken evlere gittik, fotoğraflar ve belgelere ulaŞtık. Bunlardan çok enteresan Şeyler çıktı. Çanakkale'de gazi olanlar, anıları ve daha çok da 1. Dünya SavaŞı'nda özellikle İngilizlere esir olanların hikayeleri karŞımıza çıktı. Osmanlıca olarak acılarını, sıkıntılarını, katıldıkları savaŞları, yaralanmalarını, hastaneye gitmelerini ayrıntılarıyla yazmıŞlar. Ben okuyunca çok ŞaŞırdım, mutlaka baŞkalarında da vardır ama bir yerlerde kalmıŞtır. Dört kiŞide hatıra buldum, 100'ün üzerinde de hikaye duydum. Ailelerin ellerindeki belge ve bilgileri toplayarak, böyle bir çalıŞma yapmak istiyorum. Daha pek çok proje var ama bu ikisi, öncelikle yapmayı istediğim çalıŞmalar. Yolculuk 89