BD, belki de tarih boyunca ortaya çıkan en büyük süper güç. Niye mi? Şu zamana dek, ne Roma, ne Osmanlı ne de ismini sayamadığım diğer yüzlerce devlet bu denli bir güce ulaşmıştı. Bakın sadece askerî gücü ima etmiyorum; hem ekonomik hem de diplomatik yönden dünya devletleri arasında lider konumda olan bir devlettir ABD. İşte bu büyük imparatorluğun kurulmasında, şüphesiz ki kurnaz diplomatik hamlelerin payı da çok büyüktür. Bakınız ABD, bağımsızlık savaşında Fransa ile yakın ilişkiler kurmasına karşın, şimdilerde bağımsızlık savaşında süngü süngüye savaştığı İngiltere ile yakın müttefiktir, buna benzer; cumhuriyet rejimini sürekli olarak ilk kullanan devlet olma özelliğini öylesine afişe etmişlerdir ki, özellikle Ortadoğu'da ABD demek, "özgürlük, eşitlik ve demokratikleşme" anlamına gelmektedir neredeyse... Tüm bu özelliklerin yanında ABD, henüz birkaç asırlık devlet olmasına karşın Avrupa devletlerinin hamisi olma rolünü de başarıyla sürdürüyor. Avrupa-ABD ilişkilerini, babasına emir veren oğul ilişkisine benzetiyorum. Ve işte ABD'nin Avrupa devletleri karşısındaki bu büyüklüğünün asıl nedenlerinden biri, şüphesiz ki Marshall Planı'dır... Avrupa, II. Dünya Savaşı'nın ardından, kıtanın en batı bloğu hariç (İspanyaPortekiz) adeta bir harabeye dönmüştü. Nazi postalları altında ezilen kıta, şimdi de Sovyet-ABD savaşının eşiğindeydi. Churchill'in savaştan bir yıl sonra dile getirdiği "demir perde" söylemi, savaş yaralısı Avrupa'nın gelişmesinin önündeki en büyük engel idi. İhracat sıfırlara yaklaşmış; açlık, yağma ve isyan olayları hat safhaya ulaşmıştı. Tüm bunların yanında Sovyet Rusya ve ABD arasındaki küresel rekabet, artık nükleer tehditlerin birbirine karıştığı bir ortama doğru gidiyordu. ABD bakanı Marshall,