Birkaç yıl önce Ortadoğu hakkında akıl almaz komplolar üreten ABD menşeili basın/yayın grupları, bugünlerde aynı teorileri Kuzey Kore hakkında üretiyorlar. İran'ın nükleer projelerini askıya almasına neden olan bu bir dizi teori, şimdi de Asya'nın soğumamış bölgesi olan Kuzey Kore'de tartışılıyor. Peki bir nükleer savaş, onların söylediği gibi bu kadar olası mı? Olası ise, bu savaşa start verecek olan ülkeler hangileri olabilir? Nükleer silah kullanmak, bir ülkenin tek başına karar verebileceği birşey değil. Eğer böyle birşey yapılırsa, arkasından gelecek olan tehlike de göz önüne alınmalı. Soğuk Savaş boyunca nükleer silahların kullanılmamasının temel sebebi de buydu aslında; ne ABD ne de SSCB nükleer silahın zararlarını göze alamadı. Ancak, şimdi politika sahnesinde çok daha çılgın bir ülke var: Kuzey Kore... Kuzey Kore halkının %80'inden fazlası açlık sınırının altında yaşıyor, ekonomik olarak ülke yerlerde sürünüyor. Fikir özgürlüğü, ülkenin başbuğu gibi görünen liderlerini övmekten başka birşey değil. Ancak, bu ülke an itibari ile yerküredeki en büyük askeri güce sahip ülkelerden. Ve bu askeri birikme, elbet birgün kırılacak... Amerika'nın İran ile olan gerginliğinde, tüm dünyanın korkusu bu savaşn bir nükleer güç gösterisine dönüşme ihtimaliydi. Ancak özellikle Avrupa ve Amerikan şirketlerinin İran'a uyguladığı ağır ambargo, zaten tahtı iyiden iyiye sallanmaya başlayan Ahmedinejad için büyük bir sorundu. İran köşeye sıkışmıştı; nükleer çalışmaları askıya almaktan başka çare gözükmüyordu... Ancak, Kuzey Kore İran'dan çok daha farklı bir sosyolojik yapıya sahip. İran ambargo yerken, Kuzey Kore ambargo uygulayan bir konumda. 1933-39 arası Nazi Almanyası'na benzeyen bir yol izliyorlar. Halk tamamen dış dünyadan kopuk, işsizlik yok denecek kadar az çünkü işsizlerin büyük çoğunluğu askeriyeye alınmış durumda. Sayısal olarak muazzam bir güce sahip olan Kuzey Kore ordusu, modern teçhizatı da Çin ve Rusya'dan karşılıyor. Kuzey Kore'nin nükleer denemeler yapması, dünya siyasi sisteminde ağır tahribata yol açmıştı, zira Hitler Almanyası'ndan bile çılgın bir ülkenin elinde nükleer güç mevcuttu. Birçok senaryo yazılıp çizilmeye başlandı. Tabii ben de ufak bir senaryo çıkarmayı başardım; ancak öncelikle İran x İsrail-ABD savaşını konu alan ve The American Conservative dergisinde yayınlanan senaryoyu yayınlayayım; 1. GÜN: ÇARŞAMBA Şafakla birlikte Necef çölündeki askerî üslerden kalkan İsrail savaş uçakları İran'ın Buşehr'deki nükleer tesislerini imha eder. İsrail ordusu, operasyonla ilgili açıklama yapmaz. Ancak İsrail savaş uçaklarının Ürdün, Suudi Arabistan'ın kuzeyi ve Irak üzerinden uçtuğu hesaplanır. İran, bir saat süren saldırı esnasında birkaç İsrail uçağının düşürüldüğünü açıklar. Saldırı Arap ve İslam dünyasını şoke eder. Milyonlarca kişi, İsrail'e misilleme yapılması için sokaklara dökülür. İsrail, Arap ve İslam dünyasının tepkisini hesaplamıştır. İsrail'e yönelik tek tehdit Nükleer güç Pakistan'dır. İsrailliler, Pakistan'ın nükleer tesislerini de vurmayı düşünürler. Lakin Hindistan istihbaratı, Pakistan'ın savaş başlıklarını İsrail'e fırlatacak imkanının olmadığı hususunda İsrail'i bilgilendirir. Amerikalılar da, Pervez Müşerref iktidarda kaldığı sürece Pakistan'ın İsrail için tehdit olmayacağı güvencesini verir. 2. GÜN: PERŞEMBE ABD'nin İsrail'i desteklediğine inanan İran, karşı saldırı başlatır. Devrim muhafızları, Irak topraklarına girer. Amerikalılarla devrim muhafızları arasında yaşanan şiddetli çatışmalarda yüzlerce Amerikan askeri ölür. Saddam Hüseyin'in devrilmesinin ardından Irak'a yerleşen İran ajanları Iraklı Şiileri harekete geçirir. Şiiler, işgal güçleri ile saldırı altındaki birlikleri arasındaki bağlantıyı keser. Tahran, İsrail'in kuzeyine saldırması için de Lübnan'daki Hizbullah'ı devreye sokar. www.farklitarih.com www.dergi.farklitarih.com