ONCE INSAN - Yeşim Tekstil Önce İnsan Dergisi

Yeşim Tekstil Önce İnsan Dergisi

32 Mehmet Ak İmaj için eğitim şart "Kendinizi değiştirmek istiyorsanız, önce öğrenmek zorundasınız" diyen "Kurumsal Kimlik ve İmaj" adlı kitabın yazar

32 Mehmet Ak İmaj için eğitim şart "Kendinizi değiştirmek istiyorsanız, önce öğrenmek zorundasınız" diyen "Kurumsal Kimlik ve İmaj" adlı kitabın yazarı Mehmet Ak, imajın ancak öğrenmeyle değiştirilebileceğini vurguluyor. Ak'a göre, kişilik, görünüm ve davranışlardaki değişiklikleri, beynin ve vücudun kabul etmesi gerekiyor. Yeşim çalışanlarıyla marka yaratma ve yönetme konusundaki deneyimlerini paylaşan Mehmet Ak, "Önce İnsan" okurlarına da kurumsal ve kişisel imaj oluşturmanın püf noktalarını anlattı. "Kendinizi değiştirmek istiyorsanız, önce öğrenmek zorundasınız" diyen Ak, imajın ancak öğrenmeyle değiştirilebileceğini vurguladı. Ak'a göre, kişilik, görünüm ve davranışlardaki değişiklikleri öncelikle beynin ve vücudun kabul etmesi gerekiyor. Ve bazen içerden, bazen de dışarıdan gelen tepki ve uyarılarla hissedilen ya da hissettirilen rahatsızlıklar, bazen yine firma içinden üretilen çeşitli yöntemler ve çözüm yollarıyla, bazen de çevreden akıl veren "yanlış kişiler"in tavsiye ve uyarılarına göre tedavi edilmeye çalışılmakta, ancak genellikle çözümlenememektedir. Bunun en büyük sebebi, özellikle imaj rahatsızlıklarının tedavisinde teknik konular kadar artistik konularda da (grafik, fotoğraf, endüstri tasarımı, dekorasyon, mimarlık gibi) bilgi, iş tecrübesi, dünya görüşü ve genel kültürün gerekli olmasıdır.Günümüzde her iş artık kendi konusunda uzmanlık gerektirmektedir. Sonradan olma bilgilerle, işletmelerde büyük işler yapmak, yönetmek artık mümkün olamamaktadır. Aksi taktirde yeniden yapılanma çabaları hiçbir yarar sağlayamadığı gibi, yeni hataların oluşmasına yol açmakta, bunun sonucunda da bir parçalanma ya da batış kaçınılmaz olmaktadır. Firmalardaki imaj rahatsızlıklarının yanı sıra, "kişisel imaj" konularında da durum neredeyse aynıdır. Yani bir kişi çevresinde pek sevilmiyor, saygı görmüyor, kimseye kendisini dinletemiyor, tahsil ve kültürüne rağmen yaptığı iş konusunda bir türlü başarı çizgisini yakalayamıyor, iyi para kazanamıyorsa, kısaca kişisel imajında bir verimsizlik söz konusu ise, "o kişinin bazı imaj problemleri var" diyebiliriz. Bu problemleri aşmak için öncelikle insan beyninin gördüklerini nasıl değerlendirdiğini, dolayısıyla karşımızdaki kişide bıraktığımız etkiyi bilmek gerek. izleyen insanların beyni, sizinle ilgili bir karar vermektedir. Bu kararlar güvenmek/güvenmemek, hoşlanmak/hoşlanmamak, iş yapmak istemek/ istememek şeklinde olabilir. Ve beyinler sizi hangi kategoride değerlendiriyorsa, o konu ile ilgili olarak bir de sıraya koyuyor; 1, 2 ya da 3. sıraya. Ya da hiç... İnsan için değişim, eğitim ile mümkün olabiliyor. Yani öğrenmekle. Siz de kendinizi değiştirmek istiyorsanız, mutlaka öğrenmek zorundasınız. İmajınızı ancak bu oranda değiştirebilirsiniz. Kişiliğinizde, görünümünüzde ve davranışlarınızda yapacağınız değişimleri öncelikle beyninizin ve vücudunuzun kabul etmesi şartı ile... Özellikle profesyonel hayatta, hatta özel hayatınızda imaj yaratırken şunlara dikkat etmeniz gerekiyor: Önce, kendi kendinizin iyi dostu olun, kendiniz gibi olun, kendinize güvenin, yetersizliklerinizin bilincinde olun, kimsenin mükemmel olamayacağını unutmayın. Her zaman dik durun, başınız yukarıda olsun. Ama burnunuz havada değil! Gruplara katılmayın, tarafsız kalın, herkesle iyi olun. Karşınızdakinin zayıf yönlerinden yararlanmaya kalkmayın, asla kimsenin açıklarını koz olarak kullanmayın. Çevrenizdekilerin fikrini sorun, danışın ama son kararı siz verin. Kişisel sorunlarınızı işe taşımayın. Her zaman ortama göre giyiminize ve temizliğinize dikkat edin. İşiniz olmayan işlerin size yüklenmeye çalışılmasına baştan izin vermeyin. Yalnız unutmayın; "Ben bunların zaten hepsini biliyorum, doğru da yapıyorum" diyebilirsiniz ( Sanılan Kimlik). Hemen herkes böyle diyor ama asıl sorun, bunları nasıl yaptığınızla ilgili. Çünkü imaj kayıpları bu davranışları yaparken, sergilerken, detaylarda yapılan hatalarda, inceliklerde oluşmaktadır. Çünkü güzellik detaylarda gizlidir. İmaj hastalığına dikkat İmaj son yıllarda çok önemli hale geldi. Herkes, her marka, her firma, hatta ülkeler imaj kavramını çok fazla önemsemeye başladı. Firmaları ele alacak olursak, işletme sistemlerinde, yaptıkları işle ilgili olarak, her şeyin tam yapıldığını düşünürken, verimliliklerinde bazı düşüklükler olduğunu hissedince bir yerlerde hata yaptıklarını hissettiler. Ama bu hataların ne olduğunu tam olarak da bilemedikleri için, bunlarla yaşamak zorunda kaldılar. Buna alıştılar da... Tecrübeler göstermektedir ki, "imaj hastalıkları"nın teşhis ve tedavilerinin firma içinden yapılması çoğunlukla mümkün olmamaktadır. Çünkü insanlar, doğası gereği, ancak hatalarını gördükleri durumda bir düzeltme yolu aramaktadır. Tabii bu hataları doğru tespit edebilirlerse... Genel olarak firmalar (üst yönetim), yaptıkları işten (ürettikleri mal/ hizmet), içinde bulundukları ortamlardan, karakter ve davranışlardan (çevreleri ile olan iletişimden) memnun olarak, bu "verimsizlik"lerin hissedildiği noktaya kadar gelirler. Bu da zaten onların bu hataları görmeleri konusunda yetersiz olduklarının en önemli işaretidir. Çünkü bahsedilen hatalar, firmalarda daha "ilk adım"larda (kuruluş aşamasında) yapılmaya başlanmakta, bu tarz firmalar bu noktalara bu şekilde gelmektedir. İnsan beyni nasıl değerlendiriyor? Bir kişi ile ilk karşılaşmamızdan, tanıştığımız andan itibaren beynimizde o kişi ile ilgili bir takım puanlar verilmeye başlanır. İşte bu puanlar o kişi hakkında verilen "imaj puanları"dır ve bunlar şöyle sıralanmaktadır: İlk dikkat ettiklerimiz; cinsiyet, genel görünüm, ırk, ülke, yaş, yüz ifadesi, gözler(bakışlar), saç, çekicilik, sıcaklık/soğukluk, hareket, duruş, eller, kişilik ve yaradılış. Sonra ikinci sırada ilgilendiklerimiz; eğitim düzeyi, başarılar, derecesi, statü, nezaket, terbiye düzeyi, sosyal ve ahlaki değerler, mali durum, sosyal konum. İşte tüm bu değerlendirmelerden sonra sizi

tasarım ve programlama : hızır seven