21. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi Bildiriler Kitabı - Mimarlar Odası Bursa Şubesi 21. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi Bildiriler Kitabı

Mimarlar Odası Bursa Şubesi 21. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi Bildiriler Kitabı

korunmasının sağlanması, - Yapay çevre: kentsel gelişme ve yapılı çevrenin oluşumunda doğal çevreye uyumlu, dengeli bir oluşum ve karşılıklı olarak bi

korunmasının sağlanması, - Yapay çevre: kentsel gelişme ve yapılı çevrenin oluşumunda doğal çevreye uyumlu, dengeli bir oluşum ve karşılıklı olarak birbirlerinin değerlerini güçlendirmelerini sağlamak, - Çevresel kalite: çevreyi kirletici, özelliklerini bozan oluşumları önlemek, insan sağlığı ve dolayısıyla yaşam kalitesini düşürücü oluşumları önlemek. - Sosyal eşitlik: kuşaklar arasında kaynak kullanımı açısından eşitlik sağlama ilkesidir. Ülkeler ve kentsel topluluklar arasında sosyal eşitsizliği gideren politikalar üretmek, zengin ve yoksul arasındaki uçurumu artıran gelişmeleri önlemek, sosyal eşitsizliği azaltan politikalar geliştirmek, - Politik katılım: eşitlik, kaynakların eşit dağılımı, tüketim şekillerinin değişmesi, dolayısıyla yaşam tarzlarının değişmesine yönelik olarak her kesimin söz hakkına sahip olmasının garanti altına alınması anlamına gelmektedir. Günümüz yaşam biçiminde hakim olan bireycilik, yarışmacı eğilimler ve tüketim alışkanlıkları, sürdürülebilirliğin moral ilkelerine aykırı bir sosyal ve ekonomik ortamın tipik bir göstergesidir. Bu nedenle, sürdürülebilir bir gelişmenin sağlanması, topluluğun yaşatılması, ortak değerlerin geliştirilmesi ve kamu yararı adına demokratik müdahalelerin yapılması bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Değişime yönelik bu tür müdahaleler, politik girişimlerle ve yeni kurumsal kapasitelerle mümkün olabilir. Çevrenin sürdürülebilirliğinin sağlanması için tüketim alışkanlığına dayalı bir ekonomik ve sosyal örgütlenme yapısından, sosyal eşitliğe, kaynakların korunması ve yönetimine ilişkin yeni yapılanmalar geliştiren bir toplumsal yapıya geçişin araçlarının geliştirilmesine gereksinim duyulmaktadır. Bunun için ulusal ve uluslar arası anlaşma ve iletişimi mümkün kılan yeni kurumsal değişimler gerekmektedir. Değişimler yukarıdan aşağıya değil, tabandan yukarıya olan girişimlerle mümkün olabilmektedir. Merkezi yönetimden bölgeye ve yerele yayılan sorumlulukların sürdürülebilirlik pratiği, yeniliklere ve yerele duyarlı hareket edebilmelerine fırsatlar sağlayabilecektir. Sürdürülebilir gelişme, toplumun uzun erimli ihtiyaçlarını dikkate alan politikalar ve onları uygulayan, etkili ve yetkin yönetim sistemi ile mümkün olabilmektedir. Bunun için aşağıdaki hedefleri gerçekleştirme kapasitesine sahip mekansal planlama yaklaşımları gerekmektedir. - Farklı zaman dilimlerinde ve mekansal ölçekte uygulamayı öngören örgütlenme ve politikaların yaratılması, - Hedeflerin belirlenip onlara uygun uygulama yöntemlerinin belirlenmesi, - Sonuçların izlenmesi ve değerlendirilmesi. Bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için, yeni planlama yaklaşımlarının ve yönetim sistemlerinin geliştirilmesi, sivil toplum duyarlılığı ve örgütlenme kapasitesinin güçlendirilmesi gereklidir. Yukarıda belirtilen hedeflere ulaşmak için yere özel ve daha detaylı ilkeler, politikalar ve stratejilerin geliştirilmesi de kaçınılmazdır. Yerel gelişmenin sağlanması için Nadin tarafından genel sürdürülebilirlik ilkeleri (Nadin, 2002: 38); - Gelecek ve kuşaklar arası eşitlik - Topluluklar arası eşitlik - Yerel ve bölgesel kendine yeterlilik - Risklerin önlemesi ve azaltılması - Doğal sistemlerin kapasitelerinin korunması - Kaynak tüketiminin azaltılması - Çevresel kalite - Ekonomik sistemin korunması ve geliştirilmesi - İnsan odaklı sosyal sistemlerin geliştirilmesi (eğitim, demokrasi, insan hakları) - Politik sistemlerin kapasitelerinin geliştirilmesi olarak Sürdürülebilir Gelişme ve Mekansal Planlama Günümüzde sürdürülebilirlik bağlamında kentsel alanların kaynaklarını verimli kullanan, çevresel kaliteye özen gösteren, sosyal eşitliği, toplumsal yaşamda canlılığı sağlayan, otomobil kullanımını azaltan, geri dönüştürülemeyen kaynakların tüketimini azaltan, kirletici atık üretmeyen ve atık yönetimini etkin şekilde gerçekleştiren bir mekansal planlama yaklaşımını ve politikalarını geliştirebilen kendi kendine yeterli kentlerin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Sürdürülebilir gelişme, yerelin kendi kendine yetebilmesi ve planlarını bu bağlamda yapmasına yönelik söylemlerin kentle ilişkilendirilmesi, 1990 sonrasında artmaya başlamış, özellikle metropoliten gelişmenin sürdürülebilirlik bağlamındaki araçlarının ve kavramsal çerçevesinin 19

tasarım ve programlama : hızır seven