21. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi Bildiriler Kitabı - Mimarlar Odası Bursa Şubesi 21. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi Bildiriler Kitabı

Mimarlar Odası Bursa Şubesi 21. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi Bildiriler Kitabı

TÜRKİYE'DE UYGULANAN KENTSEL DÖNÜŞÜM MODELLERİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇERÇEVESİNDE SORGULANMASI Doç. Dr. Tülin GÖRGÜLÜ / Çağrılı Bildiri Yrd. Doç. Dr

TÜRKİYE'DE UYGULANAN KENTSEL DÖNÜŞÜM MODELLERİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇERÇEVESİNDE SORGULANMASI Doç. Dr. Tülin GÖRGÜLÜ / Çağrılı Bildiri Yrd. Doç. Dr. Ebru ERDÖNMEZ Yrd. Doç. Dr. Selim ÖKEM ÖZET Sürdürülebilirlik kavramı; üst bir bakışla fiziksel, sosyal, ekonomik ve ekolojik anlamda varolan düzenin korunması, hatta daha pozitif bir noktaya evrilmesini anlatmaktadır. Bu olguyu bir kentin sürdürülebilirliği anlamında irdelediğimiz zaman şu başlıklar karşımıza çıkmaktadır; -Mekansal sürdürülebilirlik; kentsel mekanın özeliklerinin korunarak devam ettirilmesi -Fiziksel sürdürülebilirlik; kentsel mekanı oluşturan öğelerin (yapıların) devam ettirilmesi -Sosyal sürdürülebilirlik; kentsel mekanda yaşayan insanların varolan gelenekleri ve kültürleri ile aynı mekanda, hatta birimde yaşamlarını daha gelişmiş bir yaşam formatında devam ettirebilmeleri. (Bu anlamadaki sürdürülebilirlik çerçevesinde ekonomik olarak olanakların iyileştirilerek devam etmesi konusu da önem kazanmakta, bu da ekonomik sürdürülebilirliğin devreye girmesine olanak vermektedir.) -Ekolojik sürdürülebilirlik Kentsel mekanla birlikte varolan ekolojik düzenin de sürdürülebilmesi ve tasarlanacak yeni yapılarda da malzeme dönüşümü ve enerji sakınımı konularının üzerinde özenle durulması gerekliliği Sürdürülebilirlik kavramının bu denli önem kazandığı bir süreçte batı ülkeleri tüm bu başlıkları korumak amacı ile kentsel dönüşüm uygulamaları yapmaya başlamışlardır. Bu noktadan bakıldığı zaman aslında kentsel dönüşümün amacının sürdürülebilirliğin ta kendisinin olması gerekmektedir. Tek yapı ölçeğinde başlayan sürdürülebilirlik kavramı giderek, tüm kenti veya kent parçasını dönüştürmeye varana dek sürmüştür. Batının yaşadığı sanayisizleşme süreci, endüstri yapılarını, bölgelerini ve limanları işlevsiz, bu paralelde geçimini sağlayan kişileri de işsiz bırakmıştır. Endüstri arkeolojisi olarak tanımladığımız alan; endüstri yapılarını yeniden dönüştürerek kente kazandırmış, kentsel bellek adına da bu yapıların bulundukları kentsel mekanda devamlılığını sağlamıştır. Batıda sanayi kenti olarak 19. Yüzyıldan 20.yüzyılın son çeyreğine dek öne çıkan ve istihdam sağlayan kentler, sanayi sonrası süreçte yeni kentsel politikalar belirlemişlerdir. Bu politikalar kentin sanayi bölgesinin veya sanayinin gereksinimi olan limanların işlevsiz kalması nedeni ile liman bölgelerinin dönüştürülmesi üzerine oluşturulmuş politikalardır. Kentsel politikalar bağlamında; devamlılığın sağlanmasının hedeflendiği alanlarda yeni senaryolar üretilmiş, yeni stratejiler belirlenmiştir. Bu stratejiler belirlenirken de kaybolan istihdam olanaklarının yeniden geliştirilmesi, (sosyal ve ekonomik anlamda sürdürülebilirlik), varolan mekansal ve fiziksel dokunun belirlenen senaryo paralelinde yeniden işlevlendirilerek korunması, yenilenmesi (fiziksel ve mekansal sürdürülebilirlik) hedeflenen başlıklar olmuştur. Bu çerçevede ilk örneklerden biri Berlin'deki Kreuzberg yerleşmesinin yenilenmesidir. Çok geniş bir sosyal, yönetsel ve finansal katılım ile gerçekleştirilmeye çalışılan projede de ciddi zorluklar yaşanmış hedeflere kısmen ulaşılabilmiştir. Bu projeleri çok bilinen ve tartışılan örnekler izlemiştir. Eski sanayi bölgesi olan Ruhr havzasınin dönüştürülmesi, eski sanayi kenti olan Bilbao'nun dönüştürülmesi, Londra Docklands bölgesi, Cenova Limanının , Hamburg Limanının dönüştürülmesi vb.... Sayılan ve gerçekleştirilen projelerin tamamının 30

tasarım ve programlama : hızır seven